Kınalıada

Kınalıada

KınalıadaMarmara Denizi'nde Prens Adaları diye bilinen ada topluluğunun meskûn olanlarının içinde İstanbul’a en yakın olanıdır.

Prens Adalarına dahil olan 9 ada içinde büyüklük açısından 4. sıradadır. Kınalıada'da tek bir muhtarlık bulunmaktadır.

Marmara Denizi'ndeki dört büyük adadan en küçüğü olan Kınalıada, günümüzde bir yazlık yeri olarak kabul edilebilir. Adada yaz-kış yaşayan yerli bir halk olmakla birlikte yazın adaya gelenlerle nüfus da artış göstermektedir. TÜİK verilerine göre 2019 yılında Kınalıada'nın Nisan ve Mayıs'tan itibaren artmaya devam eden nüfusu, Temmuz ve Ağustos aylarında 15.000'e ulaşmaktadır.

Neredeyse her tarafından denize girmek oldukça kolay olduğu için çok sayıda günübirlik ziyaretçi de Kınalıada'yı tercih etmektedir.

Kınalıada'nın yüzölçümü 136,01 hektardır. Kınalıada, ismini toprağın renginin bakır madenlerinin etkisiyle kızılımsı bir renk almış olmasından ve uzaktan bakıldığında kızıla çalan bir görünüme bürünmesinden dolayı almıştır. Çınar Tepesi, Teşvikiye Tepesi ve Manastır Tepesi olmak üzere üç tepesi vardır. Çok kayalık olması nedeniyle Kınalıada'da az sayıda ağaçlık alan bulunmaktadır. Çok sayıda yangın da yaşayan Kınalıada, bu nedenle de ağaç kaybına uğramıştır. Orman yangınlarından sonra toprakta ilk yetişen bitki olan Citrus Cereticus isimli maki, tüm adalarda olduğu gibi Kınalıada'da yaygın olarak görülür. Ayrıca ağırlıklı olarak akasya, çam, çınar, at kestanesi, söğüt, mimoza ve zakkum ağaçları da Kınalıada'nın bitki örtüsünü oluşturmaktadır.

Adanın tek okulu olan Kınalıada Mehmetçik İlkokulu, öğrenci ve öğretmen sayısının azlığı ile bu küçük adada samimi ve başarılı bir eğitim – öğretim hayatı sunmaktadır.

Bizans döneminde, surların yapımı için buradaki kayalıklardan taş getirildiği bilinmektedir.

Napoli’deki Capri ve İschia adaları gibi İstanbul’un da Prens Adaları sadece kentin değil tüm Türkiye’nin göz bebeğidir. Batılı tarihçiler bu adaları, sonradan sürgüne gönderilen prensler ve hanedan mensupları nedeniyle ‘Prens Adaları’ olarak adlandırmışlardır.

Peralı Rumların Marmara Denizi’nin ağzındaki bu büyüleyici siluetlerden, bu dinlenme ve eğlenme yerlerinden duyduğu gurur, Napolililerin koylarını süsleyen mücevherlerden duyduğu gururdan aşağı kalmaz. Nasıl Tiberius’un katliamları Capri’nin şöhretine en az doğal güzellikleri kadar katkıda bulunduysa Bizans tarihindeki çok sayıdaki ihtilallerin sonucu olarak Proti (Kınalıada), Antigone (Burgazada) ve Prinkipo (Büyükada) manastırlarına sürgün edilmiş imparator, imparatoriçe ve tüm yüksek mevkili memurlar da yaşadıkları bu göz alıcı adaları antik dünyanın trajik yerlerinden biri yapmıştır. Dünyamızın oluşumunun dördüncü zaman başlarına rastlayan ve Trakya-Kocaeli penepleninin alçalıp yükselmesi sonucunda, güney bölümü deniz sularının altında kalan boğazın, bu peneplenin sular üzerinde kalmış parçaları olan 9 adadan birisidir Kınalıada.

Anakaraya yakınlığı yüzünden Rumların birinci anlamına gelen Proti dedikleri Kınalıada aşağı yukarı bir kilometrekarelik çorak bir adadır.  Küçük olmasına rağmen tarihte göz ardı edilemeyecek bir önemi olmuştur. 803 yılında birçok eyaletin yöneticisi konumundayken birlikleri tarafından imparator ilan edilen General Bardanes, I. Nikopheros’un emriyle adadaki bir manastıra kapatılmış ve gözlerine mil çekilmiştir. Yasa körlerin yönetici olmasını yasaklıyor, dolayısıyla tahta göz dikenlere bu ceza uygulanıyordu. Bundan birkaç yıl sonra I. Mihail Rangabe, V. Leon ismiyle yerine imparator olan Ermeni bir general tarafından tahtından indirilmiştir. Devrik imparator karısı ve dört çocuğuyla birlikte Kınalıada’ya sürülmüş ve iki oğlu hadım edilmiştir. Hadım etme de babadan oğula tahtın geçmesini engellemek için başvurulan bir sakatlama yöntemiydi. Ama bu durum oğullardan birinin, Niketas’ın, İgnatios ismiyle üstelik de iki kez Konstantinopolis patriği olarak atanmasına engel olmamıştır. V. Leon ise yedi yıllık bir hükümdarlıktan sonra, Ayasofya Bazilikasındaki Noel ayininde Amarium’lu II. Mihail taraftarlarınca katledildi. Cesedi, karısı Theodosia eşliğinde Kınalıada’ya gönderildi. Adada Theodosia’nın saçları kazıtıldı ve bir hücreye kondu, dönemin ifade şekliyle “melek kıyafetleri içinde gökyüzü âleminin bir mensubuna” dönüştü. Dört oğlu hadım edildi. En küçükleri ameliyat sırasında öldü, öbür üçüyse başka isimler altında keşiş oldu.

944’teyse ortak imparator Romanos Lekapenos kendi öz oğulları tarafından tahttan indirildi. Otuz dokuz gün sonra bu sefer de onlar VII. Konstantinos’a destek veren halk tarafından tahttan uzaklaştırıldılar. Saçları kazındı, önce babalarıyla karşılaşıp görüşecekleri Kınalıada’ya keşiş olarak sürgüne, sonra da Ege’de uzak bir adaya gönderildiler ve geçi bir şekilde öldürüldüler. Gustave Schlumberger’in ‘yoldan çıkmış, kabına sığmayan, hırs küpü’ diye nitelendirdiği Romanos Lekapenos ise kalan günlerini Kınalıada’da ‘örnek bir keşiş’ olarak geçirmişti. Romanos huzur içinde yaşamını sürdürdüğü kayalıkların üzerinden yoldaşlarına, ‘aslında tevazu içinde Tanrı’ya hizmet ederken kendisini ne denli kral gibi hissettiğini ve bunu en az kendi kadar aşağılık uyrukları yönetmektense bin kere tercih ettiğini’ anlatmıştı. Oğlu Konsantinos’u gardiyanların öldürdükleri gece çocuğun cehenneme yollandığı ve mevtanın ruhu için dua edilmesini istediği rivayet edilmişti.

Birkaç yıl sonra bu kez II. Nikephoros Phokas’ın dul eşi İmparatoriçe Theophano, kocasının katili ve sevgilisi İmparator İoannis Thimiskes tarafından adanın bir manastırına sürüldü. Benzeri kaderi paylaşan son kişiyse 1071 yılında Alp Arslan’ın komutasındaki Selçuklu ordusuyla girdiği savaşta yenik düşen IV. Romanos Diogenes oldu. Türklere Anadolu’nun kapısını açan bu yenilgi imparatorun sonunu getirdi. Tutuklanmasını takiben işkence gördü, gözlerine mil çekildi ve sürgüne gittiği Kınalıada’da kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi.

Metamorphosis Manastırı
Manastır adanın doğu ve batı tepelerinin birleştiği yerde, U biçiminde yapılmıştır. Uzun bir koridor üzerine sıralı odalardan oluşur. Küçük kilisesi doğudadır. Bizans imparatorları tarafından çok eski tarihlerde inşa ettirilen bu manastır, defalarca onarıldı, yıkılıp yenilendi. Ama en önemli değişiklikleri İmparator Romanos Diogenes yaptırdı, ancak 1071’de Alparsalan’a yenildikten sonra, kendi yaptırdığı bu manastıra sürgüne gitti, gözlerine mil çekilmiş ve savaşta aldığı yaraları tedavi edilememişti. Hastalanıp bir süre sonra da ölen imparator buraya gömüldü. Metamorphosis’e daha önceki yıllarda sürgün edilen ilk imparator ise Romanos Lekapenos’tur (920-944).

Panagia Rum Ortodoks Kilisesi
Vardanios Manastırı’nın bulunduğu yerde 1886 yılında Rumlar Panagia Kilisesi’ni inşa ettiler. Kilise inşa edilirken, temellerinden şamdanlar, zeytinyağı elde etmeye yarayan aletler, büyük mermer parçaları ve sütun başları çıktı, fakat inşaatta tahrip oldular. Ayrica 1943’de İngilizler, Rum cemaatinden kazıdan çıkan bütün parçaları satın aldılar. Bugün bu manastırdan kalan bir sütun başlığı ve bir mermer parçası Panagia kilisesinin bahçesindedir. Araplara karşı başarılı savaşları ile tanınan Ermeni asıllı General Vardanios tarafından 803 yılında yaptırılan bu manastır yıkılıp kaybolmuştur. Cemaatin mezarlığı ise 19. yüzyıl başlarında yapılmıştır.

Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi
Osmanlılar tarafından kendilerine verilen imtiyazlardan yararlanan İngiliz hükümeti Kınalıada’da edindiği arazileri, Anglikan mezhebini kabul etmiş Ermenilere dağıtarak onları yaz aylarında bir araya topladı. 19. yüzyılın ortalarına gelindiginde Anglikan Ermeni camaatinden bazıları hayata veda etti ve geriye mirasçı bırakmadıkları için Osmanlı hükümeti ortada kalan bu toprakları vakfa bağladı, sonra da hiçbir ayırım yapmadan arsaları sattı. 1839 Tanzimat fermanından sonra adayı tanıma fırsatı bulan Ermeni Gregoryen cemaati birçok araziyi satın alıp Kınalıada’ya yerleşmeye başladılar ve önce 1855 yılında Nerseyan Ermeni Okulu’nu kurdular, ardından 1856’da bir hayırseverin bağışladığı arsada Ermeni Gregoryen mezarlığını tesis ettiler. 1857’de İstanbul Ermeni Patriği’nin girişimi ile ve Sultan’ın fermanı ile Kınalıada Surp Krikor Lusavoriç Gregoryen kilisesi inşa edildi ve 22 Eylül 1857 tarihinde, kilise, papaz Dionisios Çizmeciyan’a teslim edildi ve Patrik tarafından ibadete açıldı, bôylece bu cemaat adaya hakim oldu.

Kınalıada Camii
1958 yılında Karaköy meydanının yeniden düzenlenmesi sırasında yıkılan “Karaköy Mescidi”nin malzemeleri, bu mescidi Kınalıada’da yeniden kurmak üzere getirildi, ancak inşaat çesitli nedenlerle gecikti. 1963 yılında Mimar Başar Acarlı ve Turhan Uyaroğlu birlikte hazırlarladıkları bu klasik olmayan tarzdaki cami projesini kabul ettirdiler. Ada halkı da caminin yapılmasi için parasal desteği verdi ve 1964’de cami ibadete açıldı. Değişik mimarisi ile dikkati çeken cami 1000m2 lik bir alandadır. Mimar Başar Acarlı oraganik mimari diye adlandırdığı projesi ile değişik görünümlü bir cami inşa etmiştir.

Kaynakça:

  • Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 8 cilt, 1993-1995.
  • Erdenen, Orhan, İstanbul Adaları,Belediye Matbaası, İstanbul, 1962.
  • Schlumberger, Gustave, İstanbul Adaları, Köprü Kitapları, İstanbul, 2016.
  • Ivanov, Sergey, İstanbul’da Konstantinopolis’i Aramak, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2020.
  • Şevki, Orhan, Proti’den Kınalı’ya, Sel Yayıncılık, İstanbul, 2004.
  • Tuğlacı, Pars, Tarih Boyunca İstanbul Adaları, 2 cilt, Cem Yayınları, İstanbul, 1998.Metamorphosis Manastır
Kınalıada

Ayazma Kamo’s Beach Club
Doğal güzellikleri ve sahili ile Kınalıada’da tercih edilen güzel plajlardan birisi olan Ayazma Kamo’s, 100 metrelik kum plaja sahiptir. Aynı zamanda deniz suyu doldurulmuş yetişkin ve çocuk havuzu ve bir restoranı bulunmaktadır. Ulaşım için Kınalıada iskelesinden servis yapılmakta, elektrikli taksi veya otobüs de kullanılabilir.

Kınalıada

Ülker Halk Plajı
Güzel sahili ve yeme içme ihtiyaçları için hizmet sunan restoranı ile Kınalıada’nın bir diğer plajıdır. Deniz temiz, güzel ve sığ olduğundan sıklıkla tercih edilen bir plajdır. Ulaşım için Kınalıada iskelesinden servis yapılmakta, elektrikli taksi veya otobüs de kullanılabilir.

İskele Halk Plajı
Kınalıada vapur iskelesinin hemen yanında, sağında ve solunda bulunan İskele Plajı, Kınalıada’nın sıkça tercih edilen plajlarındandır. Çarşıya, restoranlara ve iskeleye yakınlığı nedeniyle ulaşım yürüyerek sağlanır.

Kumluk Plajı
Kınalıada’nın en popüler plajlarından birisi olan Kumluk plajı, bir aile tesisi olup tek başına erkek misafir alınmamaktadır. Cankurtaran hizmeti de bulunan Kumluk plajı, özellikle çocuklu aileler tarafından tercih edilmektedir. Deniz kumluk ve sığdır.

Kınalı Butik Otel
Kınalı butik otel, eşsiz deniz manzarası ve tarihi dokusunu bozmayan sokakları ile deniz otobüsü iskelesi, vapur ve motor iskelesine 100 metre mesafede bulunmaktadır. Standard, Deluxe ve Superior odaları mevcuttur.

Nisi

Nisi Pansiyon
Kınalıada’da konaklamak isteyen misafirlerin ilk tercihleri arasında yer alan Nisi Pansiyon, cumbalı mimarisi ile hayranlık uyandırmaktadır. Ada merkezine yakın konumda yer alan tesis, Kınalıada’da gezilecek yerlerin tamamına yürüyüş mesafesindedir. Tesis, sadece oda konseptinde hizmet vermektedir. Toplam 5 adet odası bulunmaktadır. Hababam Pansiyon bünyesinde bir adet restoran hizmet vermektedir. Restoranda sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemekleri servis edilmektedir.

Adalar Çalışma Grubu

Ahmet Kurt

Alis Manukyan

Ani Celik Arevyan

Ani Çelik Arevyan

Anta Toros

Anta Toros

Aram Gülyüz

Aram Gülyüz

Orhan Sevki

Orhan Şevki

Asu Maralman

Bartev Koryan

Yük. Mi. Müh. Başar Acarlı

Berç Keçyan

Cenk Taşkan

Cenk Taşkan

Eşber Yağmurdereli

Eşber Yağmurdereli

Fazil Ahmet Aykac

Fazıl Ahmet Aykaç

Harutyun Hanesyan

Harutyun Hanesyan

Hrant Dink

Hrant Dink

İhap Hulusi Görey

İhap Hulusi Görey

Kristin Saleri

Misak Toros

Misak Toros

Onur Belge

Orhan Ayhan

Orhan Ayhan

Orhan Erdenen

Orhan Erdenen

Sevgi Birsel

Sevgi Birsel

Sırrı Gültekin

Umur Bugay


Jash Balık- Herman’ın Mutfağı
Kınalıada mah. Alsancak Cad. No:27 Adalar/ İstanbul
Tel: 0(216) 381 44 32
Instagram: jashhermaninmutfagi


Mimoza Restoran
Kınalıada mah. Çarşı Cad. No:8 Adalar/İstanbul
Tel: 0(216) 381 52 67
Instagram: kinaliada_mimoza


Çınaraltı Kuyu Restoran
Kınalıada mah. Çınarlı Köşk sok. No: 11 Adalar/ İstanbul
Tel: 0(216) 381 54 07
Instagram: cinar6_kuyurestaurant


Kıraça Meze-Balık
Kınalıada Mah. Alsancak Cad. No:11/B Adalar/ İstanbul
Tel: +90 545 967 82 80
Instagram: kiraca.ada


Teos Beach & Restaurant
Kınalıada Mah. Kınalı Çarşı Cad. No:63 Adalar/ İstanbul
Tel: +90 532 651 44 10
www.teoskinaliada.com


Cunda’s Kınalıada
Kınalıada Mah. Çınarlı Köşk sok. No:2 Adalar/ İstanbul
Tel: 0(216) 381 43 41
Instagram: cundas_restaurant

Kınalıada Su Sporları Kulübü

Kınalıada Su Sporları Kulübü
1968 yılında Yüksek Mühendis Mimar Başar Acarlı tarafından kurulmuş olan ve yüzme, sutopu ve açık su branşlarında faaliyet gösteren kulüp, 1200 civarında aktif asıl üyeye sahiptir. 50 metrelik olimpik açık havuzu, İstanbul’da inşa edilmiş ilk olimpik havuzdur. Türk yüzme sporuna onlarca rekortmen ve milli sporcu kazandırmış olan kulüp ayrıca Türkiye’nin tek özel ve uluslararası yüzme şampiyonası olan Uluslararası Prens Adaları Yüzme Şampiyonasını 35 yıldır düzenlemektedir. Dernek ve kulüp başkanlığı görevine 1997 yılında Yüksek Mühendis Mimar Başar Acarlı'nın vefatından sonra Prof. Dr. H. Emre Burçkin seçilmiş olup halen görevini sürdürmektedir.

Kınalıada Spor Kulübü
1942 yılında kurulan Kınalıada Spor Kulübü, Kınalıadalı gençlerimize futbol branşında spor yapma imkânı sunmaktadır. Anadolu Bölgesi, 2. Amatör Ligde U11 Kategorisinde müsabakalara katılmaktadır.

ADALAR ÇALIŞMA GRUBU

Adalar Çalışma Grubu

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry.

E-MAIL

adalargrubu@gmail.com
info@adalarcalismagrubu.com

TELEFON

+90 555 555 55 55
+90 216 555 55 55

TOP